Nightlord, beni 12'den vurdun abi. ıyi ki varsın iyi ki müziğe de bulaşmışsın 🙂
Önce bişey demeden evvel acilen edinmen gerektiğine inandığım iki tane kütüphane var:
1.
EastWest Quantum Leap Symphonic Orchestra
2.
XLN Audio Addictive drums
Açıkçası bu iki kütüphaneyi de bünyene kattığında çıkaracaklarını duymak için sabırsızlanıyorum 🙂
Trapped hakkında:
Hocam o nasıl bir woodwind hakimiyetidir öyle.
Ayrıca Brass section, string section ile ne güzel kaynaştırılmıştır.
0:55'de işin içine giren pizzicato yaylılar major akora kayışı ne güzel desteklemiştir. Obua ve flüt ikilis adeta birbirleri ile karşılıklı dansetmektedirler. Tabi ben böle mayışmış şekilde bunlara dalmışken 1:30'da sahneye çıkan elektro gitar ve arkadan bu geçişi yumuşatan akustik gitar girince bir anda yüzümde engellenemez bir tebessüm oluştu. Dedim nightlord gümbür gümbür yola getiriyor dinleyiciyi. Derken arkadan yaylılar da tekrar destek vermeye başlıyor ama 2.04'de Fagot orksetra için önce gitardan izin alıyor ve girizgahını kontrbass eşliğinde yaptıktan sonra sözü diğer tahta üflemelilerle paylaşıyor. Bir de bakmışız ki kemanlar ufaktan ufaktan dinamikleri yükseltmeye başlamış, arkadaki kontrbaslar da az sonra gelecek olan bakırlara zemin hazırlamaya başlamışlar. Tabi bu arada fagot eşliğinde tahta üflemeliler de kemanların ölçü başlarını vurgulayan rifleri ile gerilimi gittikçe tırmandırıyorlar. Ve 3:01 itibariyle assolist olan gitarımızın yavaş yavaş tekrar sözü ele almak üzere dönüş yaptığını görüyoruz.
Aslında Skate parti versiyonunda olup bu kayıtta olmayan bir rifften bahsetmişse de ben bu noktada giren gitarın o riffe bir gönderme yaptığına inanıyorum. Melodik olarak olmasa da ritmik olarak. Tabi burda düzenleme açısından bir çorba yaratmamak için nightlord bunu tadında bırakmayı seçmiş ve bence yerinde bir karar olmuş.
Gitarın girişiyle yaylılar kısa ve dinamik hareketleri gitara teslim edip kontrbass ve bakırların arka plandaki uzun ve artık ufaktan agresifleşen uzayışlarına katılıyorlar. Ve 3:19, davulun sahneye çıkışı artık rock tınısını iyiden iyiye güçlendiriyor. Tabi davulun girmesi ile değişen bir başka durum da o ana kadar arkada sabit mi notası üzerinden ilerliyen bass enstrüman dizisinin davul ile beraber artık armoniye ayak uydurması. Ve bu da mi minör-re major-do major-la minör-si sus4-si minor armoni dizisindeki son üç akorun geçişini ve si majöre bağlanışını bence efsane haline getirmiş 🙂 bahettiğim kısım 3:50 - 3:53 arası(ayrıca bu süreçte arkadaki ritim gitarda arada si'den mi notasına doğru bir slide hareketi de ayrı bi lezzet olmuştur😉)
Bu noktada artık bunun üstüne daha kat çıkılabilir mi derken giren piano arpeji olayın koptuğu nokta olmuştur gözümde. Zaten sesinin yumuşaklığı arka plandaki tahta üflemelilerle çok güzel uyuşmuş. Derken 4:29'a geliyoruz, half time'a düşen ve bu da yetmezmiş gibi ride'ın o güzel sesini de işin içine katan davul ve o pianonun bir üst oktava geçişi bir anda dramayı daha da yükseltiyor. Tempo düşse de duygu yoğunluğu bence had safhada.
Artık veda hazırlıklarına başlayan müziğimz 4:56 itibari ile armoni dizisinde ufak bir değişiklik ile mi minöre dönmek yerine re majöre dönerek az sonra gelecek olan finale'yi haber veriyor. 5:05, görkemli bir yapının o iri yarı kapısının ağır ağır aralanmasının ardından içeri girerek başlayan yolcluğumuz yine aynı kapının önünde son buluyor.Biz hayran hayran bakarken kapının artık yavaş yavaş kapanmaya başladığını da görüyoruz (ya da duyuyoruz).
Nightlord bütün yolculuğa rağmen herşeyi yine başladığı noktaya getirebilecek kadar güzel toparlıyor. Başlangıçtaki tahta üflemeli introsu bu sefer bizi uğurlamak için karşımızda. Tabi her ne kadar söze onlar girse de noktayı koyan kontrbassın olgun vedası ve kemanların ince ve buruk tınısı oluyor..
Ellerine sağlık nightlord🙂
Not: Aceleye getirmiyeyim dedim ama yine de sürç-ü lisan varsa affola 😛