[FONT=Calibri]Benim için parti, Cumartesi gecesi başladı. Aslında başta niyetim sadece deathrophy’nin son versiyonunun organizatörlerin eline ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmekti. Derken “yahu bi skype yapsak da şöyle bir beş dakika ortamı görsem” şeklinde biraz büyüdü. Ardından “sessiz demo yarışması mı? hahaha süper fikir… Ragnor’un anlattığı demo Ocean Machine… hahahaha “ falan derken uzadı. Sonunda Cumartesi gecesi 2 saat Pazar günü ise yaklaşık 7 saat bağlı kalarak partiye sanal olarak da olsa katılmış oldum. Kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir deneyimdi. Bütün compoları canlı seyrettim, pekçok arkadaşla kısa da olsa konuştum tanıştım ve hatta organizatörlerin gönderdiği votesheet ile oylamalara bile katıldım.[/FONT]
[FONT=Calibri]Bunu mümkün kılan teknolojik buluşları için öncelikle Johnathan Http, Henry Skype, ve Donald Webcam’a teşekkürlerimi sunarım. Ama asıl special thanks bakımından iki kişi var.[/FONT]
[FONT=Calibri]Datura, Cumartesi akşamı ekranında ben olan laptop’ını kucağında oradan oraya taşıyıp beni herkesle konuşturduğu için kendisine nasıl teşekkür edeceğimi bilemedim. “Abi artık bir sonraki Türkiye’ye gelişimde sana süper bir yemek falan ısmarlamam lazım” şeklindeki önerime, tam bir scener’a yaraşır bir şekilde “yok ona gerek yok da artık bi sonraki demoda bana çok sağlam bir greets geçmen lazım” diye yanıt verdi. Valla c64’te vektör karakterlerle 32 dycp yaptırarak falan greets geçmem lazım bu durumda. Nasıl yapacağım bilmiyorum.[/FONT]
[FONT=Calibri]ıkinci special greets kişisini henüz tr-scene ve forumlar tam tanımıyorlar ama yakında feci halde tanıyacaklar. Norvax/Glance bir kaç aya kadar dünyayı sallayacak olan bir coder olmasının yanında benim hayattaki en eski ve yakın arkadaşlarımdan biri. Kendisi Pazar günü laptopını Glance masasında çok stratejik şekilde konumlandırıp hem ekranı, hem mekanın büyük bölümünü görmemi ve duymamı sağladı. Bu konumlanışın başarısında bir ön sırada oturan ve kendi önlerindeki sıraları da ihtimalen konfigüre eden Hydrogen ve Datura’nın etkileri olduğundan da şüpheleniyorum.[/FONT]
[FONT=Calibri]7d8 bana kesinlikle daha çok umut veren bir parti oldu. Sanırım 7d7’de dibe vurduk ürün sayısı ve kalitesi olarak ve şimdi yükselişe geçiyoruz. Partideki bütün ürünlerle ilgili daha sonra ayrı bir detaylı review yazısı yazacağım. Bu raporda compoların genel havasına yönelik birkaç yorum olacak sadece.[/FONT]
[FONT=Calibri]Bir partideki en önemli compo olan demo compo bu sene üç tane küçük ürüne ev sahipliği yaptı. Bunlardan ikisi daha çok demodan ziyade intro olarak nitelenecek ürünler ve her üç ürün de aslında çok yeni scenerlardan geliyor. “Yeni scener ürünleri” olarak da bence kaliteleri olumlu ve umut vadeden cinsten. Normalde uluslararası standartlar ve 7d5/NS06 ve hatta NS07 ile kıyaslandığında demo componun zayıf kaldığını söyleyebiliriz ama bence 7d7’den daha iyi bir tablo. Ayrıca compo olarak bu şekilde “zayıf” bir tablo olsa da ürünlerin kendilerinin benden alacağı yorumlar son derece olumlu olacak. [/FONT]
[FONT=Calibri]Keza oyun yarışması, yine iki tane güzel oyunu barındırıyor. Oyun yarışmalarını partide yapmak sunmak ve değerlendirmek çok zor. Ne yapmak lazım bu konuda bilmiyorum. Oyunu bir kaç dakika içinde tanıtabilmek çok çok zor. ızleyenlerin oynanabilirliği değerlendirmesi de zor. Belki oyun compoları daha farklı yapmak mümkün. Atıyorum, mesela oyunlar Cumartesi günü networke konulup partidekilerin indirip oynamaları ve ertesi gün oy kullanmaları istenebilir. Böylece herkes oyunu daha detaylı görüp oynayıp, oyunun kendisini ne kadar sardığına karar verebilir. Bilmiyorum bu dediğimi yapan başka yabancı parti falan var mı. Ama oyunların partilerde bir şekilde tam tadının çıkarılamadığını ve diğer sergilenen ürünler yanında biraz gölgede kaldıklarını düşünüyorum.[/FONT]
[FONT=Calibri]Müzik yarışması en çok katılım olan ve içindeki kalite ile yüzümüzü güldüren yarışma oldu sanırım. Genel olarak söylenebilecek neredeyse hiçbirşey yok. Üstelik en iyi müzisyenlerimizden birkaçı katılmadığı halde. Herşey çok olumlu idi ve umarım partilerimizde böyle compolar olmaya devam eder. Ayrıca Mrr’ın compo dışı parti release’i de klasik bir SID remix’inden çok daha farklı ve kaliteli idi. Mrr’ı yeniden bir partide görmek insana “çok şükür” dedirtiyor [/FONT][FONT=Wingdings][FONT=Wingdings]J[/FONT][/FONT]
[FONT=Calibri]Piksel grafik yarışmasında da yine iki tane kaliteli ürün var. Tabii ki Turbo grafik compolardaki üstün dominansını koruyor ancak Spritus ve Hydrogen’in çalışması da kalite/ebat oranı yüksek bir ürün. [/FONT]
[FONT=Calibri]Wild compoda da yine az sayıda küçük ama kaliteli ürünler var. Animal bence ilginç bir üründü ve aslında parti ortamında algılanması biraz daha zor oldu diye düşünüyorum. Sanki daha büyük birşeylerin küçük bir parçasıymış gibi geldi bana ve “bunun gerisini de görseydik keşke” diye hissettim.Ev müziği daha “bitmiş” ve eğlenceli bir üründü ve partiye güzel bir renk kattı.[/FONT]
[FONT=Calibri]Demo partilerin, özellikle de Türkiye’deki demo partilerinin, benim üzerimde çok önemli bir etkileri var ve ben bunu yeni farkettim. Bir demo partisine girdiğim andan, mekanı terk ettiğim ana kadar (sanal olarak dahi olsa) beni tamamen bütün benliğimle içine alıyor. Oradayken ne geçmiş var, ne de gelecek. Dışarıdaki dünya tamamen yok oluyor. Bu muhteşem bir duygu. Herhalde şu uzak doğu kökenli felsefe ve dinlerde bahsi geçen “tamamen o anda orada olma hali” bu olsa gerek. ınsanın çok sevdiği birşeyi yaparken kendini tamamen kaybedip zamanın nasıl geçtiğini anlamaması... The Zone... Nirvana... Fenafillah... adına doğudan veya batıdan hangi ismi derseniz deyin, insanın bunu yaşayabileceği çok az ortam ve durum olabilir. ışte demo partileri, özellikle de Türkiye’deki demo partileri benim bunu tecrübe edebildiğim çok az yerden biri.[/FONT]
[FONT=Calibri]Fakat Türkiye’deki partileri farklı kılan başka birşeyler daha var. Bu “birşeylerin” bazılarının ne olduğunu tam tespit edemiyorum. Yani yurtdışındaki partiler de çok güzel ve doyurucu olabiliyor ama tr-scene partilerinin benim üstümde yarattığı apayrı bir aidiyet duygusu var. “Benim olayım bu. Benim ait olduğum yer burası. Arkadaşlarım işte bu adamlar. Ürettiğim ve tükettiğim, beni eğlendiren, geliştiren, değiştiren, ve hatta tanımlayan ürünler işte bu ürünler.”. Malesef duygularımı tam olarak kelimelere yansıtamıyorum. [/FONT]
[FONT=Calibri]Bu aidiyet hissindeki farkta, eminim ki aynı ülkede aynı geçmişi paylaşmış olmanın etkisi vardır. Yani Breakpoint’te gidip Fairlight’tan bir arkadaşımla “Ya eskiden Stockholm pasajında 2. Katta bir Commodore’cu Erickson abi vardı, ona gider oyun çektirirdik” şeklinde bir muhabbete giremiyor oluşum elbette önemli. Ama tek olay bu değil. ısveç’te RadiantX/Panda Design’ ın scene’e girişine ve yavaş yavaş kendini geliştirip demolar yapışına tanıklık ediyor olmak mutluluk verici. Ama Joker’in çıkışına ve partiye gelişine, hem de elinde gayet hoş bir intro ile compolara katılışına tanıklık etmek... Ragnor’un 3D ilk ürününü yapıp kendine yeni bir kulvar açtığını görmek... Forumlardan tanımadığımız Paradox diye yeni bir arkadaşın birden ortaya çıkıvermesine ve hiç fena olmayan bir “ilk ürün” yapmasına şaşırmak... Drey gibi bir ustanin iki tane bomba gibi ürünü ile yine zevkten erimek... Turbo, Spritus ve Hydrogen’in pikselleri ile gülümsemek... Kaliteli bir müzik compoya sevinmek... Demo compo’da Resident demosu görememeye üzülmek... Partiye katılım sayısındaki artışa bakıp umutlanmak... Cgtr mudavimlerinin varlıklarının ve ağırlıklarının artması, ve tr scenerları ile retro hw/sw hackerları (bana göre cgtr mudavimlerini tanımlamanın en iyi yolu bu. Cgtr’deki arkadaşlar hacker kelimesinin gerçek anlamı olan “sırf zevk için birşeyleri kurcalayan ve çözen adamlar”) arasındaki bağların güçlenmesi karşısında ihya olmak... Deniz Can Çelik’in bir sonraki röportajını heyecanla beklemek...[/FONT]
[FONT=Calibri]Bunları böyle bölük pörçük ifade edebiliyorum ancak. Bunlar ve bunlar gibi pekçok şey bu buluşmaları benim için Breakpoint’ten veya Assembly’den farklı ve özgün kılıyor. Bir Türk partisi ister “iyi” geçsin, ister “zayıf” geçsin, benim için her halikarda daha “yoğun” ve “anlamlı” geçiyor. Her partide ilk partisine giden insanları görüyorum ve biliyorum ki o parti bazılarının üzerinde 7d4’ün bende yaptığı o unutulmaz ve tanımlanamaz etkiyi yapıyor. Hele ilk ürününü yapıp ilk defa büyük ekranda izleyen ve ürün bittiğinde aldığı alkışları duyan insanların heyecanını görüyorum. O afallayışları ve heyecanları beni coşkudan çılgına çeviriyor. [/FONT]
[FONT=Calibri]... devami sonraki postta[/FONT]
7D8 parti sonrasi...