vigo "uluslararasi uyumlu kip" konusunda sana katiliyorum. hatta ben de bundan bir uc yil oncesine kadar (amerika'ya gelene kadar) tamamen senin gibi du$unuyordum. hatta (bkz:
yabanci dilde jargon)
lakin amerika'ya gidince farkettim ki ingilizce konu$mak burada marifet degil, 5 ya$indaki cocuk bile benden iyi ingilizce konu$uyor? yani beni turkiye'de ozel kilan "oo ingilizcesi var" diye etiketleyen unsur, elin amerika'sinda siradanla$tirdigi yetmiyormu$ gibi, ortalamanin bile altina du$uruyor. halbuki windows'la ilgili bir turkce localization sorusu geldiginde son derece duzgun yanitlayabiliyorum, yani farkediyorum ki uluslararasi platformda beni ozel ve degerli kilan $ey ba$kasinin diline ne kadar uyumlu oldugum degil, kendi dilimi ne kadar iyi kullanabildigim.
bu acidan evrensel jargon konusundaki du$uncelerini anlamakla beraber, turkce'den de kacinmamak gerektigini du$unuyorum. mesela "scene" kelimesi (demo'nun aksine) ozellikle zor bir kelime. "skiin", "sayn", "skayn" diye okuyan bir yigin insan tanidim. bugun turkce sitelerde cok ciddi oranda "file'yi yukleyemedim" diyenler var. kendimizi boyle rezil edecegimize "sahne" deyip "alem" deyip ya da nightlord'un dedigi gibi "camia" deyip kulturumuze yakin tutarak hem bundan kacinabilir, hem de avantajlarindan istifade edebiliriz.
mesela en ba$ta ingilizce bilmeyen adamin kafasinda da bir resim yaratabiliyorsun bu $ekilde. bu sayede konuya yabanci biri otomatikman ici dolu bir du$unce balonuyla ba$liyor yabanci dil hakimiyetinden bagimsiz olarak. bu sayede hitap ettigi kitle geni$ledigi gibi, varolan kitlenin de adaptasyon ve benimseme surecini kisaltiyorsun.
tabi bunu scene'i yayarken seckinci degil mevlanavari bir yakla$im sergiledigimizi du$unerek soyluyorum.
ayrica tum bunlara ragmen bu surecin zorlama degil dogal i$lemesi taraftariyim. tdk otugacli goturgecligi yapmanin alemi yok 🙂
ssg