"ıLK PARTıM" REHBERı
Giriş
Yaklaşan bir demo partisini duydunuz. ılginizi çekti ama kafanızda soru işaretleri var. "Nasıl bir ortam olacak? Kimler gelecek? Tanıdık olmazsa ne yapacağım ben? " gibi soruları olanlar için Türkiye'deki scene partilerini, ortamı ve içindeki insanları tanıtan bir rehber hazırlamaya karar verdim. ılk partinize giderken kafanızdaki soruları azaltıp daha zevkli bir parti geçirmeniz için yapmanız gerekenler aşağıda.
Günler ve Durumlar
Geldiğiniz gün ve saate bağlı olarak farklı bir ortam bulacaksınız. Eğer partinin başlarında geldiyseniz, mekanda 5-10 kişi olacak. Bunların büyük bölümü de organizasyonda görevli olacak. Bu kişiler sizi gördüklerine çok sevinecek. Kim olduğunuzu soracak kısa bir muhabbet yapmaya çalışırken başka bir organizatör onları çağıracak ve bir yerlere koşturmaları gerekecek.
Bu olayın negatif yönü bu saatlerde ortalık biraz boş olabilir. Eğer ses sistemi falan kurulmuş ise zaten ortamda scene müzikleri çalmaya başlamıştır. Büyük ekranda demo gösterimi de olabilir. Bu saatlerde mekanda olan bir parti acemisi için en zevkli olay, eğer biraz grup ve scenerların adını duymuşluğu varsa, gelen scenerların kim olduğunu tahmin etmeye çalışmak olur. Genelde gruplar zaten mekana kalabalık olarak gelirler. şöyle bir dönüp bakarsınız ki "ooo Resident tayfası gelmiş". Daha old school gruplar ise mekana kucaklarında bir sürü makine ile beraber gelirler. Bu adamlar, genelde müzik compoya yapacağı müziği kendi c64'ünde tamamlamak isteyen müzisyenler veya grafiğe son "smooth çekme" işlemini tamamlamak üzere hacklenmiş Amigasında deluxe paint açan grafikerler
olabilir.
Genelde bu ilk yerleşme aşamasında insanlara gidip ne yaptıklarına bakabilirsiniz. Bu esnada çok muhabbet dönmeyebilir. Ama insanlar sistemlerini kurduktan sonra zaten muhabbet edecek adam arama moduna geçerler. O sırada çılgınca kaynaşırsınız haberiniz olmaz
Cuma gecesi geç saatlerde muhabbet ilk zirvesini yapar. Cuma gecesi saat 10 civarlarında hala mekandaysanız büyük olasılıkla mekanda oluşan kalabalık sohbet çemberlerinden birinde bulursunuz kendinizi. Bunlara "MJHÇ" (Multi Jenerasyon Sohbet Çemberi) denir. Bu çemberlerde genelde 3 jenerasyondan 2'şer, 3'er scener (80'ler, 90'lar, 2000'ler) artı mekana ilk defa katılan ve kendini kaptıran 6-7 yeni kişi olur. Toplam 15-20 kişi eski günlerden, eski oynanılan oyunlardan, gençken yapılan başarısız ama çok komik oyun yapma girişimlerinden falan bahsederler. Bu esnada karnınıza ağrılar girmiş halde gülerken saatin 04.00 olduğunu farkedersiniz. Bir kenara çekilip 3-4 saat uyumak iyi olabilir.
Cumartesi günü mekan artarak hareketlenmeye devam eder. Bu esnada ortamda artık binbir türlü hardware üzerinde insanlar birşeyler yapmaktadır. Ayrıca adını duymuş olabileceginiz bayağı efsaneleşmiş adamların sessiz ve mülayim şekilde ortamda dolaşan veya bir köşede birşeyler yapan kendi halinde adamlar olduğunu görürsünüz. Bu adamlar bir yandan "cool" görünürken yanlarına gidip tanışırsanız sizinle seve seve muhabbet eder. Hele de yaptıkları şeyle ilgili sorular sorarsanız, çeneleri düşüp her sorunuzu cevaplamaya başlayacaklardır.
Ayrıca ortamdaki insanlara bir bakarsanız etrafta sizin gibi ilk defa gelen ve sessiz sessiz ortamda dolaşıp ekranlara bakan insanlar görebilirsiniz. şimdi bu insanlarla muhabbete girebilirsiniz ve pekçok yakın arkadaşlık aslında böyle başlar. Tanışıp artık mekanı incelerken iki kişi olarak dolaşmanın zevkini çıkarırsınız. Böylece gördüğünüz şeylerle ilgili yorumları paylaşır genelde seminerleri beraber izlemeye başlar ve compoları da beraber izlersiniz. Hatta partiden sonra gaza gelip beraber grup kurma olasılığınız da yüksektir.
Peki ilk muhabbeti nasıl başlatacaksınız. Eğer siz de çoğumuz gibi çekingen biriyseniz endişelenmeyin. Ben şimdi bu olayı tamamen çözeceğim. Bu benim kişisel tekniğimdir ve şimdiye kadar çok işe yaramıştır. Bütün yapmanız gereken şu adımları takip etmek
1- Mekanda piksel grafik çizmekte olan bir grafiker bulun. Çoğu zaman insanlar grafikerlerin başında toplanır, çünkü grafikerleri iş başında izlemek gerçekten zevklidir. Aynı şeyi bir coder için söyleyemezsiniz mesela. Nitekim zamanında TRT2'de yayınlanan koca kafalı ressamın programını hipnotize olup saatlerce seyretmiş çok insan vardır.
2- Yüksek sesle (ama saygı ve şaşkınlık ifadesi olarak) "Obaaaaa abi inanılmaz ya" deyin.
3- Bu noktada birkaç şey olabilir:
3a- Grafiker teşekkür edebilir ve onunla muhabbete girebilirsiniz. Sorularınızı sorabilir cevaplar alabilirsiniz. Mesela "abi peki mesela neden kırmızının yanına pembe koydun burada? Mesala sağdaki bölümde farklı renk kullanmıştın" gibi detaylı sorular sordukça grafiker coşar ve acayip zevkli bir muhabbette bulursunuz kendinizi. Zaten sizin sorularınıza cevap aldığınızı gören ve kafasında soru olmasına rağmen çekingenlik yapıp soramadığı için karnı ağrıyan başka arkadaşlarda bu muhabbete katılır. Böyle şen şakrak bir ortam olur.
3b- Çevredekilerden biri tepki verebilir. "abi sorma ya şurda şok halde izliyorum ben de deminden beri zaten" falan der. Alın size muhabbet. "Hiç piksel grafik yapmayı denedin mi?" falan diye muhabbeti geliştirebilirsiniz. Veya "ben de denedim iki kere hiç böyle olmadı hehe" diyebilirsiniz.
4- Eğer siz de bir grafikerin başında bekliyorsanız ve başka biri gelip de "obaaaa abi inanılmaz yaa" derse, hemen siz de atlayıp "sorma abi ben de burda şok halde izliyorum sabahtan beri" diyerek karşılık vermeyi unutmayın. Daha sonra ileriki safhalarda "sen de mi Nightlord'un ilk gelenler için hazırladığı rehberi okudun heh he" diye muhabbeti iyice samimi hale getirebilirsiniz. Bu esnada "valla sağolsun Nightlord ne iyi kalpli bi insan" diyebilirsiniz mesela. Yani muhabbet olsun diye yanlış
anlamayın.
Bakın ne kadar kolay:
1- grafiker bul
2- "obaaa..." de tepki al
3- veya "obaaa..." diyene tepki ver.
MJSÇ'lere katılım da bir diğer kolay kaynaşma yoludur. Bunlarda kimseyi tanımanıza gerek yoktur. Bi yerlerden yüksek kahkahalar yükseldiğinde oraya gidin bir MSJÇ bulacaksınız. Bir sandalye çekip yanaşın. Hiç birşey demeden oturup olaylara gülmeye başlayabilirsiniz. Ya da oturmadan "Ben de katılabilir miyim" diyebilirsiniz isterseniz. Bu durumda birileri hemen "tabi ne demek... merhaba isim ne? Nick (yani scenede veya forumlarda kullandığınız takma isim) ne?" falan diye zaten sizi hemen muhabbete çekecektir. Zaten sadece muhabbetleri dinleseniz bile çok iyi vakit
geçireceğiniz garantidir.
MJSÇ'ler en çok yemek saatleri ve Cuma ile Cumartesi geceleri olur. Bazen sabaha kadar sürebilirler. ıstediğiniz zaman MJSÇ'den ayrılabilirsiniz.
Bazı ipuçları:
- Scener'lara yaptıkları şeyleri sorun. Size göstermekten büyük mutluluk duyarlar. Aklınıza gelen herşeyi sorun.
- Bazı legendlarla mutlaka ama mutlaka tanışın. Bu konuya daha detaylı eğileceğim birazdan ama Türkiye'de bir partiye gidip de Vigo, Turbo, Hydrogen, Wisdom, Spritus, Anesthetic, Skate, Flexi gibi (daha da var nice legendlar) adamlarla bir kere el sıkışmadan mekandan ayrılmayın. Onlarin birşeyler üretme gazının size de bulaştığını hissedeceksiniz.
- Bazen bazı elemanlar ücra bir köşeye kapanıp compolara birşey yetiştirmeye çalışabilir. Bu adamlar şu an yaptıkları işin compo esnasındaki etkileyiciliği azalmasın diye göstermek istemeyebilir. Hoş görün. Zaten siz kibarca "bakabilir miyim?" siye sorarsanız, onlar da kibarca neden göstermek istemediklerini açıklayacaktır.
- Mekanda rahat olun aklınıza takılan birşey olursa organizatörlere sorun. Organizatörler size seve seve yardım eder veya edecek başka birini bulur. Parti tecrübesi olan herkes de sıze yardım etmek için can atacaktır.
- Eğer teknik veya sanatsal dallardan birine ilginiz varsa bu konularda ortamda olan iyi adamlara sorular sorun. Hangi araçları neden tercih ettiklerini öğrenin. Bunlar size hep fikir verecektir.
... devami sonraki postta
Ilk Partim Rehberi
Last edited: 2007-02-28 02:49